KİŞİNİN BAĞIMLI OLDUĞUNU GÖSTEREN BELİRTİLER

skull-and-crossbones-1418827_640

Bağımlılık, hem beyni hem de davranışları etkileyen, fiyolojik ve ruhsal sorunlara yol açan, belirli bir etkene karşı geliştirilen hassasiyet ve ihtiyaç hissetme, bu ihtiyaç haline bilinçli olarak engel olamama durumudur. Bağımlılıkları etki alanları açısından ruhsal ve fiziksel olarak sınıflandırabiliriz.Yoksunluğu yaşanan maddeye karşı fizyolojik bir istek duyma durumu fiziksel bağımlılıktır, ruhsal problemlerin sürüklediği manevi bir ihtiyaç olarak maddeye karşı duyulan istek ise ruhsal bağımlılıktır.

      

                                               Bağımlılık, işleyişi benzer evrelerden oluşan bir sürecin ürünüdür. Kişi genellikle deneme amaçlı olarak ya da “ben kendimi kontrol edebilirim” düşüncesiyle uyuşturucu maddeyi vücuduna alır. Daha sonra sosyal kullanım ve giderek bağımlılık hali gelişim gösterir. Zorlu bir süreç olmakla birlikte, bağımlılıkların tedavi edilebilir hastalıklar olduğu unutulmamalıdır.

Kişinin belirli bir maddeye karşı bağımlı olması durumundan söz edebilmek için 1 yıllık bir süre zarfında aşağıdaki maddelerden en az 3 tanesini yaşıyor olması beklenir;

– Kullanılan maddeye karşı vücudun tolerans geliştirmesi, istenen etkileri yaşamak için her seferinde daha yüksek dozda maddeye gereksinim duyma

– Maddenin temin edilememesi durumunda yoksunluk yaşama. Bazı maddelerin kullanımının aniden kesilmesi ya da azaltılması, fiziksel ve ruhsal sancılara neden olur. Kişi bu acılı süreçten kurtulmak için tekrar madde alma ihtiyacı duyar. Bu ihtiyaç kişiyi çok ciddi suçlar işlemeye kadar itebilir.Madde bağımlıları için en az tecrübeler yoksunluk krizleridir.

– Kişinin planladığından daha uzun süre ve miktarlarda madde kullanması, kullanıma ara verme ya da bırakma girişimlerinin sonuçsuz kalması

– Gündelik yaşamanın büyük bir kısmı madde etkisinde ya da maddeye ulaşma çabası içinde geçiyorsa

– Madde kullanımının sosyal, mesleki ve özel yaşantıda önemli zararlara ve kayıplara yol açması

– Uyuşturucu kullanmanın zararlarını belirgin bir şekilde görmeye rağmen, kullanmaya devam etme isteği duyma

“Bir kereden bir şey olmaz” yanılgısıyla girilen bu yolda kişi zamanla “istesem bırakırım” demeye başlar. Her türlü bağımlılık hali, kurtulması zor olan bir durumdur. Uyuşturucu madde bağımlılıklarının ise geri dönüşü çok zor ve hatta bazen imkansız olan etkileri vardır.

BAĞIMLILIK EVRELERİ

Bağımlılık birden bire meydana çıkmaz, bu bir süreçtir. Bu süreç boyunca izlenen yollar hemen hemen her zararlı madde için aynıdır.
1. Evre – Hazırlık: Uyuşturucu madde hakkında bilgi sahibi olma, “kesinlikle kullanmam” düşüncesinin kaybolması, merak duymaya başlama
2. Evre – İlk Deneme : Çoğunlukla merak duygusu ve tekrarlanmayacağı düşüncesi ile, uyuşturucu maddenin tecrübe edilmesi
3. Evre – Devamlı Kullanma : Merak duygusu olmadan, madde kullanımının tekrarlandığı evredir. Bu aşamada uyuşturucu maddenin zararlı etkilerinden arınmak, sonraki aşamalara göre daha kolaydır.
4. Evre – Bağımlılık : Kişi artık devamlı olarak uyuşturucu madde alımı yapar, yaşamını bu yönde şekillendirmeye başlamıştır. Uyuşturucu maddenin etkileri gözle görülür derecede önemli hasarlara neden olmaktadır.
5. Evre – Farkında varma, vazgeçme : Bu aşamada kişi kısaca, hata yaptığını anlar. Kullandığı madde artık ilk zamanlardaki keyfi ve mutluluğu sağlamamaktadır. Pişmanlık duyulan, maddeden kurtulma yollarının arandığı evredir. Madde bağımlılığından kurtulmak için gerekli destek sağlanmazsa, kişinin tek başına bu sorunların üstesinden gelmesi oldukça zordur. Bu aşama bağımlıya yardım edebilmek için bir fırsatın olduğu son evredir.
6. Evre – Maddeye özlem duyma : Kişi bağımlı hale geldiği maddeden arınmayı başarsa dahi, zamanla tekrar kullanma isteği duyabilir. Prolapse olarak adlandırılan bu evrede gerekli müdahale yapılma ise, tekrar kullanma(lapse) ve tekrar bağımlılık geliştirme (relapse) gözlemlenir.

UYUŞTURUCU MADDE BAĞIMLILIĞI ÇOK CİDDİ BİR TEHLİKEDİR VE “1 KEZ DENEMEK” BAĞIMLILIĞIN İLK ADIMIDIR!

Yorum yazın