İş Hayatında Cinsel İstismar

cinsel tacis nedir nasıl ispatlaır

İş hayatında cinsel istismar, günümüzde oldukça sık karşılaştığımız bir suç halidir. Bazen işe alım sürecinde mülakatlar esnasında, bazen paralelimiz ya da bir üstümüz durumunda olan çalışma arkadaşlarımız tarafından, bazen işveren bazen de müşteriler tarafından işlenen cinsel suçlara maruz kalan pek çok insan, çalışma hayatında bu durumlarla mücadele ediyor.

Cinsel suçların failleri her zaman büyük psikolojik problemleri olan, kültürsüz, gelir seviyesi düşük vb. kişiler olarak karşımıza çıkmaz. Pek çok durumda istismarcı kişi bir yönetici, bir amir, şef ya da patron da olabilir.

Tüm dünya geneline baktığımızda şöyle ilginç bir veri karşımıza çıkıyor. Erkeklere yönelik cinsel taciz vakalarına en çok, iş yerlerinde rastlanıyor ve genellikle istismarcı bir üst pozisyondaki kadın çalışanlar veya yöneticiler oluyor. Ayrıca kadınların çalışma hayatında aktif bir rol oynadığı pek çok gelişmiş ülkede ne yazık ki “iş yeri tacizleri” yaşanıyor.

Peki bu duruma çözüm nedir? Kadınların çalışma hayatından soyutlanması bir çözüm önerisi olarak bile kabul edilemez. Çözüm, hiçbir istismara sessiz kalmayarak istirmacıların cesaretini kırmak olabilir, haklarımızı bilmek ve gerekli durumlarda aramak olabilir, kendimizi olduğu kadar çalışma arkadaşlarımızı da gözetmek olabilir…

Ne yazık ki pek çok cinsel taciz suçunda çalışanlar işlerini kaybetme korkusu, kanıtlayamama endişesi gibi sebeplerle sessiz kalıyor ve haklarını aramaktansa bir müddet bu duruma sabredip en sonunda çareyi işten ayrılmakta buluyor. Tacizine olumlu yönde bir cevap alamayan istismarcı , iş yerinde baskısını artırarak çalışan üzerinde ciddi mobbingler uygulayabiliyor.

Yenibiris.com sitesi üzerinden yapılan bir anket çalışmasına göre, ankete katılan kadınların %62 si iş yerinde taciz yaşadığını kabul ediyor. Üstelik sadece sözlü değil fiziksel olarak tacize uğradığını söyleyenlerin oranı %25. Kabaca bir genellemeyle her 4 kadından birinin çalışma ortamında fiziksel bir tacize maruz kaldığını söylemek mümkün.Tacizlerin büyük çoğunluğu yöneticiler tarafından yapılırken ikinci sırayı ise müşteriler alıyor. Tüm bu cinsel suçlara karşılık hukuki yollara başvuran kadınların oranı ise ne yazık ki %5 olarak belirtiliyor.

Peki iş yerinde cinsel bir suç ile karşı karşıya kaldığımızda ne yapmamız gerekir?

Öncelikle yapılan istismarın ayrıntılı olarak yazılı kayda geçirilmesi gerekiyor. Bu yazılı bildirim işverene mail yolu ile iletilebileceği gibi, noterden ihtarname göndermek kaydıyla da ulaştırılabilir. Durumdan haberi olan iş arkadaşlarının tanıklıkları da hukuki süreçte önem taşır. Bu nedenle yaşananları saklamamak önemlidir.

İş yerinde cinsel taciz olayı hem ceza hukukunun, hem borçlar hukukunun hem de iş hukukunun kapsamına girer.
İş hukukunun 24/II sayılı maddesinde işverenin işçiye cinsel tacizde bulunması halinde ve işçinin cinsel tacizi işverene bildirmesi ve gerekli önlemlerin alınmamış olması halinde, işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme hakkı bulunmaktadır.Ancak bu hakkı kullanabilmesi için tacizi ispatlamakla yükümlüdür. Cinsel taciz vakası iş yerinde yaşanmış olmalı ve işverene bildirim yapıldığı halde gerekli müdahalenin yapılmamış olması gerekir.

İşçinin, bir başka işçiye yönelik cinsel tacizi mevcutsa, 25/II maddesi gereği işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi de mümkündür.
İş yerinde yaşanan taciz olayları bedenen temas yoluyla olabileceği gibi müstehcen notlar iletmek, reddedilme nedeniyle çalışana mobbing uygulamak gibi şekillerde de olabilir. Mağdur kişi haklarını tazminat davası açarak da aramalıdır. Çünkü bu suç aynı zamanda kişilik haklarının ihlalini de içerir.

Sessiz kalmak kendimiz ve diğer çalışma arkadaşlarımız için yapabileceğimiz en yanlış şeydir. Kanunların mağdurun yanında olduğunu ve yaşadıklarınızın sizin suçunuz ya da başarısızlığınız olmadığını sakın unutmayın

Yorum yazın