EVLİLİK AFFI YASA TASARISI

         EVLİLİK AFFI YASA TASARISI

2016 yılında gündeme gelen evlilik affı, toplumun büyük tepkisine yol açmış ve tasarı geri çekilmişti. Peki seçimlerin yaklaştığı bugünlerde tekrar gündeme gelen “evlilik affı” nedir?

Detaylara girmeden önce şunu belirtmek isterim ki, bu tasarının amacı “gerçekten” zarar gören aile birliklerini korumak olsa dahi, işleyişte bir sıkıntı olacağı görüşündeyim. Çünkü net çizgilerle ayrılması gereken çok önemli hususlara dair sorularımızın cevaplarını, hazırlanan tasarının içeriğinde bulamıyoruz ne yazık ki…

Evlilik affı getirilmesi fikrine zemin hazırlayan birtakım nedenler öne sürülüyor. 18 yaşından önce evlenerek çoluğa çocuğa karışan ailelerin, babanın hapse girmesiyle, tecavüzcü damgası yemesiyle dağılması, kadının dışarda çocuklarını tek başına büyütmek zorunda kalması gibi… Tabii ki hiçbir STK, hiçbir aktivist, toplumda aklı başında olan hiç kimse, gerçekten kurulu bir düzeni olan ve mutlu bir yuvayı yıkmak istemez. Öte yandan, aile baskısı, namusun temizlenmesi, başlık parası (evet,hala…) , evde bir boğazın eksilmesi gibi nedenlerle, rızası “zorla” alınarak evlendirilen çocuklarımızın da ,mutlu bir yaşam sürme hakkı olduğunu görmezden gelemeyiz.

Peki bu iki yaka nasıl bir araya gelir? Bu iki sorunun çözümü gerçekten aynı yasada olabilir mi? Belki mümkündür, ama ben, imzaladığımız uluslararası sözleşmelerle bile çelişen bir medeni kanunumuz varken ve henüz bu bile düzenlenememişken, kimseyi mağdur etmeyecek bir af getirilebileceğine inanmıyorum.

Ya gençlik hatası yapıp erkenden evlenen ve sonra yuvası dağılanlar mağdur olacak, ya da zorla evlendirilenler… Böyle bir ayrımda, hangimiz bir seçim yapabilir? Hangimizin seçimine doğru ya da yanlış denilebilir?

Öyleyse ne yapılmalı?

Hükümetin erken evliliklere verilen cezadan dolayı, mutlu giden aile yaşantısı bozulan insanlara yardım etme isteğine hak veriyoruz diyelim. “Tek suçumuz sevmek mağdur kadınlar platformu” üyelerinin yazdıklarını okuyunca, gerçekten o insanlar için üzüldüm ve sorunlarına bir çare getirilmesine yönelik her çalışmayı destekleyebilirim. Fakat en azından, bu duruma bir sınır getirilmeli.

Bu affın sadece 1 kereye mahsus yapılacağı, bundan sonra yapılan hiçbir 18 yaş altı evlilikte böyle bir affın olmayacağı, toplumun istisnasız her kesimine, her mecradan duyurulmalıdır diye düşünüyorum. “Birbirimizi sevdik, düğün yaptık evlendik, suç olduğunu bilmiyorduk.” diyenlerin de, bir daha gözünün yaşına bakılmamalı… Bu mantıkla gidecek olursak, çocuğu hasta olduğu için ilaç çalan bir insanın, çocuğunu okula göndermeyen bir anne babanın ya da daha az vergi ödemek için fazla gider gösteren işletmecinin, ” suç olduğunu bilmiyordum” demesini de hoşgörmemiz gerekir.

Bu affın tasarısına zemin hazırlayan diğer bir sebep olarak, Roman ailelerinden gelen yoğun talepler gösteriliyor. Gelir düzeyi düşük olan ailelerde, evde bir boğaz eksilmesi nedeniyle kız çocuklarının erken evlendirilmesi hepimizin bildiği bir gerçek. Her ne sebeple olursa olsun, kültürlerinde bu var diye, erken evliliklerine onay vermek doğru mudur sizce? Yapılması gereken çözüm bu mudur, yoksa Roman ailelerin erken evliliklerin sakıncaları konusunda bilgilendirilmesi mi daha doğru olur?

Çocuklar babasız büyüsün, erkekler hapiste çürüsün, kadınlar dışarıda tek başına hayat mücadelesi versin demiyoruz. Önceden yapılmış olan bu hatalarda, gerçekten iki tarafında da rızası varsa, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının ekipleri, psikologları, sosyologları, yapacakları incelemelerde bunu kolayca görebilirler. Eğer bu kadar tartışmalı bir af yürürlüğe girecekse, o zaman bu kadar kapsamlı bir çalışmanın da göğüslenilmesi gerekir. Gerçekten mağdur olan aile birliklerine bu af getirilmeli, ve bir daha böyle bir affın asla tekrarlanmayacağı topluma işlenmelidir.

Şimdi gelelim madalyonun diğer yüzüne… Kız çocuğu büyüyünce başa bela olur düşüncesi, dinen caizdir inancı, başlık parası isteği, bir boğaz eksilsin derdi, namusu kirlendi başka kimse almaz bari tecavüzcüsüne verelim vahşeti… Evliliğe rıza göstermediği için intihar süsü verilip öldürülen kız çocukları… Yakın tarihimizin gerçekleri!

Burada milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi’nin, durumu çok güzel özetlediği şu sözlere yer vermek gerekir: “İstismarın ‘bir defası’, ‘bilmiyordumu’, ‘rızası’, ‘sevgisi’ olmaz. Yasa eliyle istismarı bir defalığına affetmek 13 yaşında tecavüze uğrayan, nikahsız yaşamaya zorlanan, daha sonra kayınpederi tarafından, başka erkekle konuşuyor diye öldürülen minik Hilal’leri, evlendirildiğinde 12, çocuk doğurduğunda 13, öldürüldüğünde 14 yaşında olan Kader’leri çoğaltır”.

Cebir, tehdit, tecavüz zoruyla evlendirilenlerin bu aftan yararlanamayacağını okuyoruz. İyi ama, belki o kızcağızım söyleyemedi ki rızası olmadığını… Ölmekten korktu, dayaktan korktu, annesine kardeşlerine bir şey yapılmasından korktu, öyle kabullendi.

Bakın bu bir vahşettir, bu bir insanlık suçudur… Tecavüzcüsüyle evlenmeye zorlanan, namusu bu şekilde temizlenen , cinsel şiddet gören,fiziksel şiddet gören, korkutulan sindirilen bir kız çocuğunun özgür ve mutlu yaşama hakkını sildiniz hadi, peki onun yetiştireceği çocukların gelecekteki topluma zararı dokunacağı gerçeğini nasıl görmezden geleceksiniz? Çığ gibi büyüyecek bir sorunla, aslında kendi bacağımıza sıkmış olmayacak mıyız?

Evlilik içi tecavüzün bile, bir suç olduğunun bilinmediği, cezai uygulamasına dair hiçbir örneğin olmadığı hukuk sistemimizde, böyle bir affın layığıyla yürürlüğe konulabileceğine inanmamakla birlikte;

– Bir hata ederek erken yaşta evlendiği için yuvası dağılan mağdurların, çok iyi irdelenip karşılıklı rızaların tesbitiyle affedilmesine,

– Bu affın sadece 1 kere yapılacağına ve bundan sonraki her 18 yaş altı evliliğin cezaya tabi tutulacağına ( Aile izniyle yapılan 17 yaş evlilikler ayrı bir sorunun içeriği…)

– Rıza göstermeye zorlananarak evlenen kişilerin, yaptırımı kadını zor durumda bırakmayacak, kocasının ya da ailesinin şiddetine maruz bırakılmayacak şekilde, bu evlilikten kurtarılmasına ( aftan muaf tutulmasına demiyorum, bu evlilikten tamamen kurtarılmasına)

– Toplumda erken evliliğin kültür sayıldığı, normal karşılandığı kesimlerin acilen bilgilendirilmesine,

– Evli olmanın, düğün yapmanın, çocuk doğurmanın, aile birliği kavramından söz edilmesi için yeterli olmadığının idrağına,

– Hapishanelerde yer açmak için, gerçek suçsuzların serbest bırakılmasına, 

ihtiyaç vardır.

Kısaca; bu affın çok iyi araştırmalar sonucunda, sadece gerçekten aile birliği zarar gören kişilere getirilmesi, bundan sonraki süreçte de , erken evliliğin bir suç olduğu konusunda toplumun bilgilendirilmesine çalışılması,

bu affın olası istismarların önünü açmaması içinçok katı ve net olarak bundan sonra böyle bir affın olmayacağı ve hatta cezaların da arttırılacağının duyurulması taraftarıyım.

Her mağdurun menfaatine bir çalışma olabilmesini dilerim.
Saygı ve sevgilerimle,

Buse Tekgül GÜMÜŞ
Yanındayım Derneği Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

Yorum yazın