EBEVEYNLER VE ÖĞRETMENLER NELER YAPABİLİR

11

Ebeveynler çocuklarını her türlü kötülükten korumak isterler. Günümüzde gençleri tehdit eden en büyük tehlikelerden biri de uyuşturucu maddelerdir. Bu maddelere erişim kolaylıklarının çoğalması, çeşitli yöntemlerle daha ucuz ve tehlikeli hale getirilen maddelere ulaşımın artmasına ve kullanım yaşının da giderek küçülmesine yol açmaktadır.

Uyuşturucu madde yönelimi görülen gençlerin  aile yaşantılarında genellikle, iletişim kopuklukları, ilgisizlik, şiddet, istismar gibi olumsuz faktörlerin varlığı dikkat çekmektedir. Çocuklarımızı uyuşturucu maddelerden korumak için ilk yapmamız gereken, küçük yaşlardan itibaren çocuğumuzla sağlıklı iletişim kurabilmektir.

Bu bir tutum meselesidir. Çocuğunuzu korkutarak ya da cezalandırarak sadece onu kendinizden ve evden uzaklaştırmış olursunuz ya da çocuğunuz özgüven eksikliği ile büyür. Çok küçük yaşlardan itibaren, yanlış yaptığı zaman  çocuğunuza karşı göstereceğiniz tavır, onun ergenlik ve gençlik dönemlerinde de etkili olacaktır. Bu nedenle çocuğunuz yanlış yaptığı zaman onu sizden korkutmadan ikaz etmeli, hatasını anlamasını sağlamalısınız.

Çocuğunuz bir yanlış yaptığı zaman bunu size söyleyebilmelidir. Bu da ancak hoşgörü ve sabırlı yaklaşımlar sonucu elde edilebilen bir sonuçtur. Çocuğunuza karşı daima hoşgörülü olun ancak bunu “yanlış şeyler yaptığı zaman üzerinde durmayın” olarak algılamayın.

“Beni çok üzdün,üzersin, babanın yüreğine mi indireceksin” gibi sözler, çocuğunuza sizin için hatadan uzak durması gerektiği mesajını verir. Oysa bu temeli olmayan bir bina gibi, arkadaş ortamındaki teşvikler, psikolojik etkiler, çevresel etkiler gibi alınan darbelerde aniden çökebilir. Çocuğunuza “öncelikle kendisi için yanlış olan şeylerden uzak durması gerektiğini” aşılamalısınız. Bu tutum, çocuğunuzun kendi değerinin farkına varmasını sağlar ve bu özsaygıyı kazanan gençlerin hataya düşmesi, sağlıksız olan şeylere özenmesi çok daha zordur. Çocuğunuz bir hata yaptığı zaman öncelikle kendisine zarar verdiğini bilmelidir. Bazı gençlerin, ailelerini cezalandırmak amacıyla yanlış yollara sapması, bu tutumun önemi anlatan en basit örneklerdendir.

Çocuğunuzun arkadaş çevresinden haberdar olun. Kimlerle görüştüğünü, bu kişilerin ailelerini, nerede oturduklarını bilin. Özellikle ergenlik dönemlerinde bu durum, çocuğa, özel alanına müdahale ettiğiniz hissi  yaşatabilir. Bu nedenle, çocuğunuzun hayatı ve arkadaş çevresi ile ilgili bilgi edinirken,bu özel alana saygı gösterdiğinizi belli edin. Onu kontrol etmek için değil, hayatına ilgi duyduğunuz ve onu sevdiğiniz için, hayatındaki insanları merak ettiğinizi vurgulayabilirsiniz. Çocuğunuzun sakıncalı kişilerle arkadaşlık ettiğini gördüğünüzde, “bir daha asla onunla görüşmeyeceksin, bir daha oraya gittiğini duyarsam bacaklarını kırarım” gibi sözler kullanmanız, çocuğu evden daha da uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz. Bu yöntemler 20-30 sene öncesindeki gençlerde belki işe yarayabilirdi, ancak unutmayın ki çağ değişti. Artık teknoloji çağındayız, iletişim çağındayız ve çocuğunuzu kontrollü yetiştirebilmenin tek yolu, onunla iletişim kurmak. Çocuğunuzun zararlı arkadaşlıklar edindiğini farkettiğiniz anda, onunla daha sık vakit geçirebilmenin ve daha çok iletişim kurabilmenin yollarını arayın. Fırsatınız varsa şehir dışındaki akrabalarınıza kısa bir tatile gönderin, spor salonuna yazılması için teşvik edin, ilgilendiği bir müzik aleti varsa ondan alın. Bu seçenekler duruma göre değişiklik gösterebilir. Önemli olan çocuğa ambargo koymadan ve kendinize düşman etmeden, onu kötü ortamdan uzaklaştırabilmenin yolunu bulmaktır.

Ailede uyuşturucu kullanan birileri varsa, çocuğun da ileride uyuşturucu madde kullanması ihtimali çok yüksektir. İmkan varsa öncelikle evdeki uyuşturucu kullanıcısının arınması sağlanmalı ve çocuk bu kişi ile temastan uzak tutularak büyütülmelidir. Bazı evlerde uyuşturucu hem üretilir, hem kullanılır, hem satılır. Böyle bir ortamda çocuğun uyuşturucudan uzak kalması neredeyse imkansızdır.

Çocukların ve gençlerin bu zehirli maddelerden uzak kalmasında en büyük rollerden biri de eğitimcilere düşmektedir. Çocuklar günlerinin büyük bir bölümünü okulda geçirirler. Gençler arasındaki olumsuz davranışların en belirgin olarak gözlenebileceği yer, okuldur. Gençler, kendilerine rol model aldıkları öğretmenlerin sözlerini daha çok dikkate alırlar. Bu nedenle eğitimciler de çocuklarla iletişim  halinde ve onlara karşı ilgili olmalıdırlar. Gerekli durumlarda çocuğun ailesi ile görüşüp birlikte hareket edilerek, gençlerin uyuşturucu tuzağından korunması sağlanabilir.

Okullarda uyuşturucu maddelerin zararlarına dair dersler ve eğitimler verilebilir. Gençler genellikle havalı ve özendirici olan şeylere yönelirler. Uyuşturucu maddelerin özendirici bir yanının olmadığını, kişinin görebileceği zararları ve çevrelerinde kullanan biri varsa ya da kendisi kullanıyorsa, ne yapması gerektiğini anlatan eğitim programları düzenlenebilir. Böyle bir uygulamanın ülke çapında tüm ortaöğrenim kurumlarında uygulanmasının sağlanması ise, devletin görevidir.

Yorum yazın