CİNSEL İSTİSMAR MAĞDURU ERKEKLERİN PSİKOLOJİLERİ

man-515518

Dünya genelinde tecavüze uğrayan erkeklerin sayısı,
mağdurların durumu anlatamaması ve gizli tutması sebebiyle ne yazık ki hiç bir ülkede gerçeğe yakın olarak tespit edilemiyor.

Tecavüze uğrayan erkekler için durum, tecavüze uğrayan
kadınlar kadar zor, hatta bazen daha da zor olabilmekte… Kadınlar küçük yaşlardan itibaren böyle bir tehlikenin varlığına karşı korunarak yetiştiriliyor. Ayrıca bedensel olarak da, çoğunlukla saldırgandan daha zayıf ve güçsüzler. Bu durum onların, bir saldırı veya tecavüz olayında kendilerini savunamayan, koruyamayan halini daha anlaşılır kılıyor toplum gözünde.

Erkekler için ise durum bu noktada biraz zorlaşıyor. Hemen hemen her toplumda erkek, güçlü olan, kendisini ve çevresini koruyan, fiziksel gücü sayesinde dokunulmaz olan olarak görülüyor. Oysa bir tecavüz vakası tüm bu algıyı kişinin ve toplumun gözünde yerle bir ediyor. Tecavüze uğrayan bir erkek, kişiliğine, bedenine, haklarına yapılmış olan
saldırının şokunu yaşarken, bir yandan da yaşadığı olay sonucu, gücünü, yetkinliğini ve hatta erkekliğini kaybettiği hissini yaşayabiliyor.

Pek çok mağdur erkek konuyu en yakınlarına bile açamıyor, psikolojik bir destek alamıyor. Çünkü hayatı boyunca işlenen suçun mağduru olarak anılmaktan, etiketlenmekten ve toplumda dışlanmaktan korkuyor, başına gelenlerden kendisini sorumlu tutuyor, kendisine inanılmayacağını düşünüyor ya da utanıyor. Bu yüzden yaşanılanları saklı tutmayı tercih ediyor.

Dünyada ilk defa İsveç’te tecavüz mağduru erkekler için açılan bir klinik faaliyete geçti. Kurulduğu 2014 yılında 370 erkeğin başvurduğu klinik, erkeklere yönelik cinsel suçlar adına dünyada büyük ses getirmiş durumda.

Erkeklerin mağduriyeti de en az kadınlar ve çocukların mağduriyeti kadar önemlidir. Taciz ve tecavüze uğrayan erkeklerde genel olarak gözlenebilecek psikolojik etkiler şu şekildedir;

* Tecavüze uğrayan bir erkeğin, kendisi hakkındaki tanımlamaları (güçlü, sağlam,eril…) temelinden sarsılabilir. Kişi kimlik karmaşası yaşayabilir.

*Olay sırasında, hayati tehdit veya şoka girme gibi sebeplerden ötürü kendini savunamamış veya gücü yetmediği için korunamamış olsa da, olay sonrasındaki süreçte, sanki elinde olduğu halde kendini koruyamamış olduğunu düşünebilir, kendini suçlayabilir ve öfke duyabilir.

* Tecavüze uğramış bir erkek olarak, kendini diğer erkeklerden daha aşağıda görebilir, arkadaşlarından ve toplumdan uzaklaşabilir. Ciddi bir özgüven kaybı oluşabilir ve gerekli psikolojik destekler alınmazsa bu durum tüm yaşam boyunca sürebilir.

* Yaşadığı olayla yüzleşememek, kimseye anlatamamak gibi travmalar yaşayan erkek, bu durumun getirdiği gerginlikle aşırı öfkeli davranışlar gösterebilir.

*İntihara teşebbüs edebilir. Bu durum işlenen cinsel suçun doğurabileceği en ağır sonuçlardan biridir ve ne yazık ki yaşadığı mağduriyeti anlatamadığı için üstesinden gelemeyerek yaşamına son veren erkeklerin sayısı da bir hayli fazladır.

* Mağdur olan erkekte intikam alma dürtüsü gelişebilir. Failine zarar verebilir ya da öfkesini başka mağdurlara yansıtarak suç işleyebilir.

* Kendini yakınlarından ve toplumdan soyutlayan mağdur erkek,
gerçek bir yalnızlığa bürünebilir.

*Tecavüze uğrayan bir erkeğin, insanlara güveni elbette zedelenecektir. Dahası, kendine olan güvenini de kaybetme olasılığı yüksektir.
Çünkü kendi düşüncelerine göre, kendi bedenini koruyamamıştır. Saldırı aynı anda birden fazla kişi tarafından yapılmış ve gerçekten karşı koyma imkanı bulunamamış olsa dahi kişi bu gibi duygulara kapılabilir.

* Saldırı sonrası kendisiyle ilgili zor bir süreçten geçen erkek, bir yandan da yakınları ve ailesi için büyük bir kaygı duymaya ve onları koruma konusunda daha duyarlı olmaya başlar. Bu durum paranoya seviyesinde kendini gösterebilir ve hem mağdurun hem yakınlarının hayatını etkileyebilir.

*Benzer şekilde yaşanılan olayın tekrarlarnacağına dair korkular duyabilir ve bu korkular kişiyi paranoyaya sürükleyebilir.

*Özellikle genç erkek bireyler bir cinsel suça maruz kaldıklarında, ailelerini ve yakınlarını suçlayabilir, onlardan uzaklaşabilir.

*Mağdur kişi, olay sonrasında artık sevilmeye ve saygı duyulmaya değer olmadığını düşünerek, yaşa kalitesini düşürücü bir hayat tarzını benimseme yoluna gidebilir.

Görüldüğü gibi erkekler açısından bakıldığında da işlenen bir cinsel suçun çok farklı ve derin etkileri olabiliyor. Burada sayılan etkiler durumdan duruma ve kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

Asıl önemli olan ve herkesin farkına varması gereken nokta şudur ki, erkekler de bir cinsel suç mağduru olabilir ve bu durum onları daha az eril, güçsüz, suçlu, utanılması gereken vb. yapmaz.

Cinsel istismara uğrayan bir erkeğin tekrar fiziki ve ruhsal sağlığına kavuşmasının, potansiyel bir istismarcı yaratmamak adına da çok önemli olduğunu unutmayalım.

Yorum yazın